Şeker Zararlı Mı ?

Şeker özellikle şeker pancarı ve şeker kamışından üretilir. Türkiye’deki şeker üretimi ise yaklaşık 100 yıllık bir geçmişe dayanmaktadır.

Son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri olan Şeker zararlı mı yoksa değil mi? Aslında sıradan bir vatandaş olarak bunu anlamamız çok da zor bir şey değil. Bu konu ile ilgili yapılmış birçok araştırma var. Şeker ne zaman rafine edilmiş? Bu tarihe bakmak gerekiyor. Şekerin rafine edilmesinden sonra diyabet hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, kanser ve buna bağlı bir sürü hastalıklarda artış olduğu rakamlarla ortadadır. En basitinden, bundan 10 yıl öncesine kadar kanser vakalarını çok nadir duyarken günümüzde neredeyse her evde bir kanser vakası duymaktayız. İnanılmaz ama neredeyse bebeklerde bile diyabet, obezite, kanser hastalıkları çığ gibi artmaktadır. Çok değil birkaç yıl sonra her dört kişiden birinin kanser olacağı yönünde güvenilir tıp adamları tarafından söylemler bulunmaktadır.

İnsan vücudunun şekere ihtiyacı var mı?

Evet, kesinlikle şekere ihtiyacı var ve hatta şekere en çok ihtiyacı olan organımız da beyindir. Fakat bu şeker rafine üretimden elde edilen şeker olmamalıdır. Bizim yediğimiz meyveden tutun sebzeye ve hatta etsel ürünlere kadar hepsinin içinde bir miktar şeker zaten bulunuyor. Demek ki doğada bulunan haliyle şeker bizim için yeterlidir.

Şekerin vücutta alışkanlık yaptığı da çok açıktır. Kendimizde test edecek olursak bunu çok net anlayabiliriz. Şöyle ki, şekerli gıdaları ne kadar çok tüketirsek o kadar çabuk acıkıyoruz ve tekrar şekerli ürünler tüketmek istiyoruz. Çünkü, kan şekerimiz çok hızlı bir şekilde yükseliyor ve aniden düşüyor. Bu da vücutta hormonal dengeleri bozarak tahribata neden oluyor.

Amerika’da yayınlanan bir sürü bilimsel makalede, şekerin kanser hücresini beslediği ve vücutta inflamasyona (iltihap) neden olduğu ve de buna bağlı olarak alzheimer, kalp ve damar diyabet  ve bunun gibi bir sürü hastalıklara neden olduğu belirlenmiştir. Hatta şekere tatlı zehir de denmektedir.

Peki, bunlar neden insanlara çok ciddi bir tehlike olarak anlatılmıyor? Çünkü, işin arkasında ticari kaygılar olduğundan bunları açıklamak isteyen bilim adamlarını ciddi tehditler olduğu aşikar. Her şeye rağmen; birkaç dürüst ve cesur bilim adamı sayesinde insanlar yavaş yavaş uyanmaya başladı. Tabi ki sadece uyanmakla da olmaz, fazla şekerli beslenmek gibi kötü alışkanlıklarımızı bırakmak için büyük bir irade de gerekiyor. Sonuç olarak, rafine şekere kesinlikle ihtiyacımız yok.

SHARE OR SAVE THIS POST FOR LATER USAGE