Küçük kız kendini bildi bileli annesi ona pamuk prensesim dünyalar güzelim badem gözlüm güzeller güzelim derdi zaman ilerledi ama kız bir şey fark etti ki güzel değildi evlilik yaşı geldi yüzüne bakan yüzü çiçek bozuğu boyu kısa gözleri de bozuktu o kadar ameliyat oldu gözleri düzelmedi annesine kin duydu yalancı diyordu ve evden kaçmak istedi doktorlarda gözlerinin göremeyeceğini söylüyordu Annesi bir iş bulduğunu söyleyip gitti kızda sevindi buna annesi parayı akrabalarına veriyor akrabalarda kıza bakıyordu kız için annesi çok önemli değildi ölse bile umurumda değil yalancı diyordu derken kızın gözlerinden ameliyat olması gerekiyordu ameliyat oldu gözünü açtı aynaya baktı oda ne dünyalar güzeli olmuştu şaşırdı doktorlara bana estetik mi yaptınız diye sordu doktorlar yok kızım sadece annenin gözünü taktık bana lazım değil diye bağışladı sana dediler<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
Kız kendine annesinin gözü ile bakmıştı <o:p></o:p>
Cuma namazında yaşlı adam arkadaki çocuğa seslenir ‘safı doldur evladım gel yanıma’ Çocuk utanarak ‘Mümkünse ben burada kılayım ‘dedi kekeleyerek Yaşlı adam çocuğun üzererinde durduğu tüylü yeşil halıyı göstererek ‘Ne o ana kuzusu orası dahamı yumuşak diye gelmiyorsun buraya ‘dedi Anne kuzusu ne olcak işte dedi namaz bitti Çocuk genede varıp yaşlı adama Allah kabul etsin dedi Yaşlı adam evladım kusura bakma sana öyle dedim diye dedi Çocukta ‘yok amca söylediğin doğru üzerinde namaz kılmakta ısrar ettiğim o halı vefat ettiğinde Annemin tabutu üzerinde idi o halı üzerinde ne zaman secdeye kapansam sanki annem beni kucaklamış gibi oluyor..<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
Çok sevdiğim halde uzun zamandan beri görmediğim bir dostumdu<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
Bir koltuk ayağını yaptırmak için marangoza gitmiştim. Orada karşılaştık sarıldık ‘Nerelerdesin yahu ‘ diye çıkıştım ‘Seni öldü <o:p></o:p>
Zannettim dedim .Şaka ile Rengi sarardı canının sıkıldığı belli idi<o:p></o:p>
Yanındaki ahşap tahtaya eli ile tak tak vurarak ‘’Şeytan kulağına kurşun bu ne biçim laf kardeşim daha 60 ıma varmadan ölümden bahsetmek doğrumu dedi.ben olup biteni anlamaya çalışırken o gene tahtaya vurdu ‘tak tak şeytan kulağına kurşun’ Dükkan sahibi olan marangoz bizden hayli uzakta olduğu için konuşmalarımızdan habersizdi.Çalıştığı makineları durdurup Çırağa seslendi<o:p></o:p>
---- Dursun Beyefendinin eli ile vurduğu ahşabı getirde, bu gün trafik kazasında Ölen gencin tabutunu hazırlayalım
Bülbül erkenden kalkar gülün başına gider ve saatlerce ötüyordu.Bu onun yaşam tarzı idi.İki kanadı kanda olsa genede aksatmadan son ötüşü gibi Bülbülün bu akla zarar aşkı dilden dile yayıldı. Gül zerafetin aşkın sevginin temsilcisi oldu.Bülbülün bu tavrı gülü herangi bir bitki olmaktan çıkardı.sevgi sembolü haline getirdi.Gel görkü gül bu tavrı hiçbir zaman kabul etmedi. Bülbülün feryadını duymadı.Bülbül cesaretini topladı ötmeyi keserek güle Ey gül sana olan aşkımı biliyorsun ama asla karşılık vermiyorsun neden dedi.Gül ‘’ ay sen benim içinmi ötüyorsun inan hiç farkında değilim’’ dedi Bu cevap karşısında bülbül bozuldu ama belli etmedi. Yinede ötmeye devam etti. Sürekli öttü her sabah Gül asla duymadı. Bülbül aşk için öterken Kartal asaletin temsilcisi oldu. Karga aklını tüm dünyaya duyurdu Güvercin barışın temsilcisi oldu.Şahin yırtıcılığın.Horoz bile rüştünü duyurdu dakikliğnin dünyaya duyurdu Bülbül hayatı boyunca öttü inat etti aşkı için Ne duyan oldu nede alkışlayan oldu.<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
Bize katılarak sohbet etmenin ve arkadaşlık kurmanın ötesine gidebilirsiniz. Forum bölümümüzün sonu gelmeyen paylaşımlarında bulunabilirsiniz. Oyun bölümünde en güzel oyunları oynayarak rakiplerinizle kıyasıya mücadeleye girebilirsiniz. Bunların dışında profil sayfanızı tamamen kişiselleştirerek istediğiniz görünüme kavuşturabilirsiniz.
Daha fazlası ve bazı şeylerin daha ötesine geçmek için bize katılın!